| davacinin ödemek zorunda bulunduğu sigorta pirimlerinin gecikme zammi tutarinin tazminen karşilamasi gerektiği hk |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı. |
| Pazar, 13 Kasım 2011 11:51 |
|
Danıştay 10. Daire 1995/5477 E.N , 1997/275 K.N. - 06/02/1997 KARAR METNİ YASANIN TANIDIĞI SEÇME HAKKINI KULLANAN İŞTİRAKÇİLERİN SOSYAL SİGORTALAR KURUMU İLE İLGİLENMEK YOLUNDAKİ İSTEKLERİNİ GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEYEREK DEĞERLENDİRMEYEN DAVALI İDARENİN BUNLARIN İSTİRAKÇİLERİNİ SÜRDÜRMESİNDE KUSURLU BULUNDUĞU, BU NEDENLE DAVACININ ÖDEMEK ZORUNDA BULUNDUĞU SİGORTA PİRİMLERİNİN GECİKME ZAMMI TUTARININ TAZMİNEN KARŞILAMASI GEREKTİĞİ HK. 1989 yılı içerisinde özelleştirilerek devredilen davacı şirkette, Emekli Sandığı iştirakçisi olarak sözleşmeli statüde çalışan ve 15.9.1989 tarihli dilekçeleriyle, 3291 sayılı Yasanın 16. maddesinin tanıdığı seçme hakkını kullanarak Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilerinin sağlanmasını isteyen dokuz kişinin Emekli Sandığı ile ilgileri davalı idarenin 5.10.1989 tarih ve ... sayılı işlemi ile sürdürülmüştür. İlgisi sürdürülenlerden bir kişinin, ilgisinin kesilerek Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilenip ilgilenemeyeceği yolundaki başvurusunu 23.2.1990 tarihli işlemiyle reddeden davalı idare; 18.3.1991 tarih ve ... sayılı işlemiyle kişinin 15.9.1989 tarihli dilekçesini esas alarak; sandıkla ilgisinin 15.9.1989 tarihi itibariyle kesildiğini ve bu kişinin Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgisinin sağlanmasını, davacı şirketin başvurusu üzerine de 23.5.1991 tarihli işlemleriyle diğer sekiz kişinin 15.9.1984 tarihi itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgisinin sağlanmasını davacı şirkete bildirilmiştir. Söz konusu dokuz çalışanı hakkında işe giriş bildirgesi düzenleyerek ... Sigorta Müdürlüğüne başvuruda bulunarak 15.9.1988 - 30.4.1991 dönemine ilişkin sigorta primlerini ödeyen davacı şirket adına, 506 sayılı Kanunun 80. maddesi uyarınca sigorta primlerini yasal süresinde ödemediğinden bahisle gecikme zammı tahakkuk ettirilmiş ve 23.8.1991 tarihinde ... lira davacı şirket tarafından ödenmiştir. Dava, söz konusu gecikme zammı tutarının, çalışanların Sosyal Sigortalar Kurumu ile geç ilgilendirilmesine sebebiyet verdiği ileri sürülen davalı idareden 23.8.1991 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. Açılan bu dava sonucunda Ankara 9. İdare Mahkemesince; davacının, ayrılma talebinde bulunan çalışanlarına önceden olumsuz cevap veren, aradan geçen uzun süre sonrası bunların ilgisini iptal eden davalı idarenin kusurlu davranışı nedeniyle gecikme zammı ödemek zorunda bırakıldığı iddiasına karşılık, davalı idarenin, çalışanların Emekli Sandığıyla yanlışlıkla ilgilendirildiğini, gerek bunların gerekse davacının ilgilendirme işlemine itiraz etmeyerek bu durumu kabullendiklerini, işleme itiraz etmeyen ve kesenek ve kurum karşılıklarını göndermeye devam eden davacının kusurlu olduğunu öne sürdüğünün anlaşıldığı, bu haliyle, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna gecikme zammı ödemesinde davalı idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı sonucu ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, yalnızca davalı idarenin savunmasında ileri sürdüğü iddiaları kabul ederek davanın eksik incelemeyle reddinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Anayasanın 125. maddesinde, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır. Yasalarla kendisine verilen kamu hizmetini yürüten idarenin, bu hizmetin iyi işlememesi, geç işlemesi yada hiç işlememesi nedeniyle doğan zararları karşılamakla yükümlü olacağı şüphesidir. 5434 sayılı Yasa uyarınca, bu kanunda yazılı emeklilik işlemlerini yürütmekle görevli bulunan davalı idare, iştirakçisi olanların çalıştıkları kurumlardaki değişiklikler sonrası, bu değişikliği sağlayan yasal düzenlemeler gereği, bunların iştirakçiliğinin devam edip etmeyeceğini değerlendirmek ve uygulamaları yapmakta yetkilidir. Oluş biçimi yukarıda aktarılan dava konusu olayda da; davacı şirketin şu andaki yapısına ulaşmasını sağlayan 3291 sayılı Yasanın 16. maddesinin tanıdığı seçme hakkını kullanan iştirakçilerinden dokuz kişinin Emekli Sandığı ile ilgisinin kesilerek Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilenmek yolundaki isteklerini, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek değerlendirmeyen davalı idarenin bunların iştirakçilerini sürdürmesinde hizmet kusuru bulunduğu açıktır. Bu haliyle, itirazı da reddederek iştirakçiliğini sürdürdüğü davacı şirket çalışanlarının, sonradan Emekli Sandığı ile ilgilerini kesenek geçmiş tarih itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumuyla ilgilendirilmelerine, dolayısıyla, bunların sigorta primlerinin geç ödenmesine neden olan davalı idarenin, davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı gecikme zammı tutarını tazminen karşılaması gerekmekte olup; aksi yöndeki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 7.11.1994 tarih ve 1994/1315 sayılı kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine karar verildi. Yeni Makaleler:
Eski Makaleler:
|